29 Ağustos 2014 Cuma

Çağrı

Herhangi bir eylemi, bir çağrı olmanın dışına ne itebilir? İnsan, benliğinde misafirler ağırlamak ister. İfade ettiği her şey ile “BANA GEL” diye yakarır. Yalnızlığına tahammül edemez. Bir tıngırtı sesi dahi çıkmayan araflarda, abartılı hayat doluluğuyla tepinen gürültücü bir çingene gibidir. Onu dinleyenler olmasaydı peygamberliğini nasıl icra edebilirdi? Sanat, insanlığın en büyük deliliği olmalı. Süslü özifadeler kümesi. Kokuşmuş kürsü... Bazen bir sesle, bazen bir renkle, bazen bu harflerle yol gösteririz diğerlerine:

“Bakın, ben hayatı böyle yaşarım. Sizlere de kendi yolumu takdim ediyorum.”

Kulak verildikçe büyüyormuşuz gibi...

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder