Evden kendilerini dışarı atan Burak ve Cihan, Caddebostan'da
sık gittikleri bir cafeye geçtiler. Cihan temmuz sıcağında söylediği fincan
çayıyla Burak'ı yine hayrete düşürmüştü.
-Terleyeceksin lan.. Herneyse. Şimdi Cihan.. Biz artık 18 yaşında toy delikanlılar
değiliz. Olayları bizi mutlu edecek şekilde yönetmeyi öğrenmiş olmamız lazım.
İlişkinde sorunlar mı var? Çözelim. Tamir olabilecekse tamir et. Ben de destek
olurum bu süreçte. Bakma taze zampara olabilirim ama sevgi ne demektir bilirim.
Ha baktın tamir edilebilir olmaktan çok ötede, o zaman burada iş sana düşüyor.
Yetişkin bir insanın yürümeyen ve hatta kendisine zarar veren bir ilişkiyi
bitirebilme olgunluğunda olması gerekir. Dışarıda sana gerçekten her anlamda
çok iyi gelecek bir sürü hatun var. Seni benden iyi kimse anlayamaz. Çok benzer
bir ilişkiden çıktım ben de biliyorsun.
Cafeye yeni giren iki kızdan esmer olanı iyice bir süzdükten
sonra konuşmasına gülümseyerek devam etti:
-Önceki ilişkilerini bir düşün. Her ilişkinde yıpranıyorsun
be abi. Hani her ilişiki yıpratır ama seninkiler bir yerden sonra hep kişisel
işkenceye dönüyor. Akıllı zeki adamsın. Senin güzel bir enerjin var. Bu
enerjini solduruyorsun. Bu şekilde, iş hayatın dahil, her türlü ilişkinde
gerileme yaşarsın. Potansiyellerimizi açığa çıkarmamızda bize destek olacak
insanlarla ilişkiler kurmalıyız artık.
-Ya verdiğim onca emek var. Alışkanlık var. Koparıp atsam
daha da acı çekeceğim, biliyorum. Söylediklerinde haklısın, katılıyorum ama
Ceyda ile güzel zamanlarımız da oluyor.
-Eminim oluyordur ama bir gelecek görebiliyor musun?
-Ben şu anda mutluyum abi..
-Mutlu musun? diye hayretle soran Burak, yan masaya geçen
kızlara dönüp "Kızlar yanınızda ayna var mıydı?" diye istifini
bozmadan sordu. Kızlar bir anda kendilerine yöneltilen sorunun şaşkınlığını
üzerlerinden attılar ve esmer olan "yok" diyerek karşılık verdi.
Kumral arkadaşı hiç ilgilenmemişti. Burak eliyle karşısında oturan Cihan'ı göstererek "Peki
bu arkadaş sizce mutlu gözüküyor mu?" diye gülerek sordu. Cihan kızlara dönmeden Burak'a şaşkın bir ifadeyle baktı.
Esmer kız gülümseyerek cevap verdi:
-Dışarıdan bakıldığında pek keyifli gözüktüğü söylenemez.
Burak, kumral kıza döndü ve "Sence?" diye sordu. Kız umursamaz bir şekilde pff'ladı ve başını diğer tarafa
çevirdi. Burak sırıtarak Cihan'a döndü:
"Bak gördün mü? Hepimiz mutsuz gözüktüğün konusunda
hemfikiriz." dedi gülerek.
-Ben genelden bahsediyorum herhalde. Yahu Burak niye ciddiye
almıyorsun? Canım sıkkın. Bu kızı seviyorum ve onunla mutlu olmanın bir yolunu
arıyorum.
-Daha ne yapacaksın oğlum? Bir erkek daha fazla ne
verebilir? Sadece sen vermemelisin. Onun da sana karşı sorumlulukları var. Seni
beslemeyen bir eş ile bir ilişki mümkün olabilir mi?
-Sen beni anlamıyorsun.
-Tamam kapatalım o zaman bu konuyu diyeceğim de sorunlar
böyle çözülmeyecek. Sürekli onu düşünüyorsun. Tatile bile gidemiyoruz. Gündeminde
başka konu yok. Ama unutma ben her kararında yine de arkandayım. Ancak;
üzüldüğün zamanlarda seni uyarmak da benim görevim. Beni yanlış anlama,
ilişkini bozmak gibi bir niyetim yok. Nasıl düzelecekse öyle düzelsin ama
ilişkiler tek taraflı değildir. Sen her şeyi tek başına üstlenmeye çalışıyorsun
ve karşındaki de bunu anlamıyor. Kıymet bilmiyor. Neyse çok uzattım. Kısacası
biz hayatımıza devam etmeliyiz. Çok fazla kafamıza takmamamız gerekiyor. Bir
şeyler yoluna girecekse girer. Biraz da o bir şeyler yapsın.
-Haklısın galiba. Peki şimdi ne yapmalıyım.
-Avrupa gezisine çıkmalısın.
-Tamam gidelim şu geziye.
-İşte sahalarda görmek istediğimiz Cihan!
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder